Kant’ta ‘Var Olma’nın Bir Yüklem Olmaması Meselesinin Frege ve Russell’daki Gösterimi, Kısa Bir Not

Emre Bilgiç

Emre Bilgiç

Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Ankara Üniversitesi Sistematik Felsefe ve Mantık Anabilim Dalı’nda yüksek lisans çalışmasını sürdürüyor. Başlıca ilgilendiği alanlar, transandantal felsefe, hukuk felsefesi, zihin felsefesi, epistemoloji ve etik. Hobileri basketbol ve yüzme.

Yazar: Emre Bilgiç

 

KANT’TA ‘VAR OLMA’NIN BİR YÜKLEM OLMAMASI MESELESİNİN FREGE VE RUSSELL’DAKİ GÖSTERİMİ, KISA BİR NOT

 

Kant, ‘var olma’nın bir yüklem olmadığını söyler. Bu nedenle ‘Tanrı vardır’ gibi tümceler bir önerme olarak kabul edilmez. Kant’ın örtük olarak öne sürdüğü bu öneri, Frege’nin anlam teorisinde ve niceleme mantığında açık hale getirilir. Bunun anlaşılır olması için Frege’nin 1.düzey kavramlar ve 2.düzey kavramlar arasında yaptığı ayrımı bilmeliyiz.

 

1.düzey kavramlar, bilindik nesnelerin onların altında toplandığı kavramlardır. Mesela, ‘dolabımdaki elma olma’ kavramı. Bu kavramın altında toplanan nesnelerin dış dünyada gönderimleri vardır. Örneğin dolabımda 3 tane elma olsun. 1.elmam, 2.elmam ve 3.elmam, ‘dolabımdaki elma olma’ kavramı altında toplanır.

 

‘Dolabımdaki elma olma’ kavramı ise ‘3 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında bulunur. ‘3 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında birçok başka kavram bulunabilir. Mesela, ‘bonservisi 200 milyon doların üstünde olan futbolcular’ kavramı da ‘3 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında bulunur. Ancak nesneler doğrudan bir şekilde ‘3 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında toplanamaz. Örneğin ‘Naom Chomsky vardır’ derken, Naom Chomsky ‘1 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında toplanır demek istiyoruz. Oysa Naom Chomsky ‘1 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında doğrudan toplanamaz. Önce Naom Chomsky’yi belirli bir nitelik veya nitelikler kombinasyonu olarak öne sürerek bu ismi kavramsallaştırmalıyım. Ancak bundan sonra bu nitelik veya nitelikler kombinasyonunun, ‘1 tane örneğe sahip olma’ kavramı altında bulunduğunu öne sürebilirim. Bunu söylediğimde, bu nitelik veya nitelikler kombinasyonuna karşılık gelen bir nesnenin, bu nitelik veya nitelikler kombinasyonunu ifade eden kavramın altında toplandığını söylemiş olurum. Mesela, ‘Naom Chomsky ismindeki filozoflar’ kavramının ‘bir örneğe sahip olma’ kavramı altında bulunduğunu söyleyebilirim. Bu durumda ‘Naom Chomsky’ vardır dediğimde ‘Naom Chomsky ismindeki filozoflar’ niteliğinin ‘bir örneğe sahip olma’ kavramı altında bulunduğunu kabul ediyorum.

 

Dolayısıyla sayılar ikinci dereceden yüklemler olarak kabul edilir. Bu şu şekilde gösterilir: ∃xFx. Yani yalın haliyle ∃x bir önerme olarak kabul edilemez.

 

∃xFx bize F yüklemine sahip bir x’in belirli bir sayıda olma kavramı altında bulunduğunu söyler. Bu durumda ‘var olma’ yüklemi ister ‘1 tane örneğe sahip olma’ kavramı isterse de ‘birden fazla sayıda örneğe sahip olma’ kavramı olarak anlaşılsın, ikinci düzey bir kavram olarak ele alınır.

 

‘Tanrı vardır’ tümcesinin bir önermeye dönüşebilmesi için, Tanrı’nın sırf bir özel isim olarak kullanılmaması gerekir. Tanrı belirli bir nitelikler kombinasyonu olarak ele alınmalı ve bu nitelikler kombinasyonunun altına düşen bir nesnenin var olduğu iddia edilmelidir. Bu durumda bir nesne vardır ve o nesne Tanrı kavramı altında toplanır ve Tanrı kavramı da ‘1 tane örneği olma’ kavramı altında bulunur. Örneğin Tanrı’nın nitelikleri, Fx, Gx, Hx olsun. ‘Tanrı vardır’ önermesi şu şekilde ifade edilir.

 

∃x(Fx Λ Gx Λ Hx)

 

Bu önermede ‘Tanrı vardır’ denilir ama sayısı belirtilmemiştir. ‘Tanrı’yı bir kavram olmanın yanında aynı zamanda bir özel isim olarak kullanmak istersek ‘Tanrı’nın sadece ‘bir tane örneği olma’ kavramı altında bulunduğu da belirtilmelidir. Bunu Russell şu şekilde göstermiştir:

∃x[Fx Λ Gx Λ Hx Λ ∀y ((Fy Λ Gy Λ Hy) ⇒ y=x)]

 

Bu formülle birlikte artık Tanrı’yı kabul etmeden Tanrı’yı inkâr edememe meselesi ortadan kalkar. Şimdi ‘Tanrı yoktur’ demek, Tanrı dediğimizde ima ettiğimiz nitelikler kombinasyonunun, ‘en az 1 tane örneği olma’ kavramı altında bulunmadığı veya diğer bir deyişle bu nitelikler kombinasyonuna karşılık gelen bir nesnenin var olmadığı anlamına gelir.

Kant, ontolojik argümana karşı olarak ‘var olma’nın bir yüklem olmadığını öne sürerken, ‘var olma’nın birinci düzey bir kavram olmadığını ima etmiştir denilebilir. ‘En mükemmel entite’ kavramının içinde ‘var olma’ kavramı var denilerek, ‘en mükemmel entite’ kavramından bu entitetin var olduğu sonucuna ulaşılamaz. Çünkü nesneler ‘var olma’ kavramının altında doğrudan bir şekilde toplanamaz. ‘Var olma’ kavramını nesneye bağlayacak ara bir nitelik gerekir ve bu niteliğin, ‘bir örneğe sahip olma’ kavramı altında bulunması gerekir. Bir başka deyişle, ‘en mükemmel entite’ kavramı ‘varlık’ kavramı altında bulunabilir ama ‘varlık’ kavramı ‘en mükemmel entite’ kavramı altında bulunamaz.

 

KAYNAKÇA

Frege, Gottlob (1980) The Foundations of Arithmetic, Harper Torchbooks

Frege, Gottlob (1988) “Fonksiyon ve Kavram”, Felsefe Tartışmaları (2),

Frege, Gottlob (1997) “On Concept and Object” in The Frege Reader, Blackwell.

Kant, Immanuel (1998) Critique of Pure Reason, Cambridge University Press: Cambridge.

Russell, Bertrand (1905) “On Denoting”, Mind, New Series, Vol. 14, No. 56.

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir